[x]
All Deviations
  • 107 Deviations
  • 1,041 Deviation Comments
  • 1,345 Deviant Comments
  • 9 News Comments
  • 2 Forum Posts
  • 15,431 Pageviews

If DA was possible, Anything is!

Journal Entry: Mon Jul 21, 2008, 6:42 AM
Whenever something awful happens in my life, soon after that I get to a point of explaining why it had to happen. This routine, in time, has given me the impression that everything has a reason and that all things lead to betterment as long as you do not give up. For example, when my mom had cancer, I thought it was the end of my life not hers. But the cancer all went away without a trace in a few years and my mom has become a more powerful and cheerful person, she could decide all about her life more courageously. She has truely begun to live.This was like both her life and mine starting over. I can give yet another small example.. most of you doesnt know that but before coming to DA, I have literally been BANNED from two different websites administred by Turks. One with no apparent reason, the other is because the administrators, I guess, were too busy to deal with the problems I somehow happen to have right after getting into their place. Then accidently, while reading arguements on my and a dozen of others' “sudden disposal” from one of those websites, I have found a link to this place. it felt like it was as if I had to come here and see how perfectly a website could be administred. I owe bunches of thanks to the team that made DA possible not only because they give me an opportunity to enjoy my time here but also because they showed me that it is possible.. It is possible to make places such as DA. I am thankful to them all, for preparing all the necessary technical tools to protect my privacy and rights just as well as others’. I am thankful because they have provided me with a secure environment to become something else, try art, view loads of wonderful art and meet you all.  I am thankful that they answered all my silly questions right away and with all respect and kindness. I am thankful because they showed me that goodness has no end no matter where I am coming from.  So, I cant thank enough.


Last night, I had a dream. It was about a boy I thought I knew years ago. If there is one exception in my life where I couldnt still explain why a particular thing happened to me, it is this boy. His dark unexplainable dishonesty, his dreadful ghost -who recently doesnt like to be called Esteban- is invading my perceptions everytime and whenever some other guy happens to like me. It is so unexplained for 7 years, I begin to think perhaps I should volunteer to be the guinea pig of a lobotomy session to make this part of my life turn into something meaningful and usefull where there is still gonna be a hope towards betterment of experience eventually.
But well..on a second thought, I should perhaps hold on. After all, if DA was possible, anything is.

Thanks for all the inspiration folks.

A late Note: Hahahhahohahaha!it occured to me a moment ago..I think it will be fantastic if I ever am banned from DA, as well some time right after this journal.

  • Mood: dA Love

deviantART Notice

[x]

Devious Comments

~adreamfortheblind:iconadreamfortheblind: 9 hours 14 minutes ago
beni seviyo musun?

--
dedi genc kiz ve kosarak uzaklasti.
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jul 2, 2008, 5:33:55 AM
"bi süre tembel ve aptal olma hakkımı kullanmak istiyorum"
rahat etmeni arzu ederim :) ancak insanlara aptal olma hakkını kullanmakta izin verirken de zorlanabilirim. çünki birisinin yapacağı aptallığın neyi - nasıl etkileyeceğinden kimse emin olamaz. o yüzden her insanın elinden geldiğince doğru davranamaya çalışması , bu niyette olması,kalması prensibini savunuyorum. gerçi senin aptallık lafını aşırı tevazudan söylediğinden adım kadar eminim. tevazu iyidir :) kendini yermek sınırına akdar tevazu gösteriyor olman ve bunu yabancılar (evet bazı kriterlere göre hala bir yabancı sınıfına dahilim sanırım) arasında yaptığını görmek hakkındaki önceki fikirlerimi percinledi diyebilirim. iyisin :)
iyilikten maraz doğar, aşırı tevazu kötüdür gibi laflar vardır ya..yalan, saçma. iyilikten asla maraz filan doğmaz. sadece o iyiliği yaparken ve sonrasında hala yeterince "iyi" olmadıgımızı gösterir..ya da tevazuda samimi olmadığımızı..
başından beri biliyorum da..ah şu benim konuşma tarzım, sürekli -meli-mali, budur şudur diyişim..bir de üstüne bu başından beri bildiğimi dersem..demeyecektim ama..dur bakalım.
sana eziyet eden, senin için zarar planlayan bir insanı "sevmek" durumu var ya..çok ciddi bir iş. neresinden ve ne sebeple başlamış olursan ol. pinokyoyu gerçek bir cocuk yapan, yaşayan bir "şeyi" insan yapabilen bir iş. Sonrasında bunu açıklayabileceğin sebeplerle seçiyorsan, elbette. Çok güzel bir yerde duruyorsun. Pek cok insan bu duruşa gelir, sonra umursamazlıktan , bitkinlikten, dikkatsizlikten hooppp ayağı kayıverir, daha da sonrası.. ucurumlar dibinde "güzel bir hayat", bilim, gelişme, siyaset, sanat ve edebiyat :)
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jul 2, 2008, 1:47:40 AM
sevgi şiddet çağrışımından başladığımız için tam da internet-şiddet-insanın duygusal gelişimi vs demişken çok önemli bir bölümü es geçersem ayı;p olur. internet-şiddet-insanın duygusal gelişimi ve tam da burda erkeğin rolü.
şiddet ve erkek birbiri ile gayet uyumlu, biribirlerine karşı çekim gücü yüksek bir çifttir. :) Ama maalesef, Erkekeğin başka turlu anlamlı ve kadın açısından da hatrı sayılır biçimlerde çiftleşebilmesi için bu ilişkiyi bitirmesi gerekir. Duygusal gelişimini ve farkındalığını tamamlayamamış erkek, bugün de şiddetin toplumsal evrilmiş biçimlerini kullanmakta sakınca görmeyecektir.tarih öncesi zamanda yemeğini almak için sopasıyla, taşıyla,silahıyla gezen erkeklerin büyük kısmı bu devirde ya ceplerinde parayla ya da koltuklarının altında kitaplarla geziyorlar.bugün para ve bilginin kullanılma şekli ile dün sopa ve taşın kullanılma biçimi arasında ben sıklıkla bir fark görmüyorum. güç elde etmek, üstün ve galip gelmek için eskiden şiddetin doldurdugu yeri toplumsal kabul görecek biçimde boş bırakmamak için bilgi ve para kazanıyor şimdilerde erkekler. Aynı erkekler internette geziniyor, evleniyor, okula gidiyor, seninle ve benimle karşılaşıyor. Erkeğin bilincinde yer eden, hareketlerinde, politikasında, stratejisinde, konuşmasında, belki tarih öncesi dönemlerden kalma "öl ya da öldür" tarzı yaklaşımlar hala bugün heryerde. bu yüzden etrafta, seninle "beslenemiyorsa" seni "öldürmeye" meyledebilecek insanlar olabileceğini akılda tutmakta fayda var. Yalnız bu biliş nerden baktığına bağlı olarak tehlikeli veya faydalı olabilir. "yok ol-bana yem ol, öl" veya bunu yapmayacaksan "seni kimsenin yemek istemeyeceği bir hale getireceğim" tarzı tavırlar normal değildir, bunların sevgi, tutku,aşk ile hiçbir bağlantısı olamaz, bu kısım kabul, ancak bu tavra karşı "doğru" yaklaşımı tutturmak inanılmaz zor. ama denenmeli. Nefsi mudefaa bu tür durumlarda da kaçınılmazdır ama hiç de iyi bir yol değildir. bu sadece karşındakinde senin "yok edilmesi gereken bir şey", evet hatta "bir deli", "bir gerizekalı" "manyağın teki" oldugun fikrini kuvvetlendirir. Sadece olması gerektiği gibi davran, açıklanabilecek şekilde seçim yapmaya devam et, daha önce demiştim ya..korkusuz ol. Evet dürüstlük ve açıklanabilir seçim yapma arzusunu elden bırakmadan gerekirse ölmek pahasına, korkusuz ol...ama bil ki sonuçta..herkes kendi seçini yapar. bir insanı sonsuza kadar uyarmaya devam edemezsin,senin de bir hayatın var, başka şeyler de denemelisin,o kimseleri uyarmayı biraz da başkalarına, hayata, geri kalan iyi herşeye bırakmalısın. :)
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jul 2, 2008, 12:03:19 AM
Yani..daha açık konuşmam gerekirse..şaka ve espri düzeyinin üzerine geçmekte sakınca görmeden başka birisine "deli" diyebilen bir insanın "gerizekalı" dan beter bir konumda olma ihtimali yüksek.

Ama sen benim bunu söylediğimi unut. :) O güzel ve "sevgi"li kalbinle baştan tek başına düşün. Eminim benim bulabildiğimden daha iyi bir çıkış-çözüm, değerlendirme bulacaksın. sevgiler,
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jul 1, 2008, 11:33:07 PM
heyy..bilmem farkında mısın :) ama pek çok insan iletişimde bu kadar duyarlı, akışa bağlı, kısacası empatik ilerlemez..yani "şimdi cevap verememe hakkımı kullanmak isterim" gibi yaklaşımlarda bulunma gereği duymaz. çünki konuşan insanın(özellikle internette konuşan insanın) herşeye hakkı vardır, bu türk internet kullanıcıları arasında sıklıkla gördüğüm bir hal, mesela gecen sene birisi ile sosyamat denen bir yerde konuşuyorum, çocuk (hakkaten çocuk oldugu için gayri ihtiyari kardeşim gibi bendimsediğim, öyle konuştuğum birisi) evinden çıkmak üzere, bir işe yetişecek konuşmanın öncesini hatırlamıyorum fakat tam çıkarken "heh.kolay gelsin, madem" demiş bulundum. cevap şu :" ne diyorsun sen? kolay gelsin filan? masturbasyon yapmaya kalksam bunu sana anlatmam herhalde"konuşmanın öncesini hatırlmamayışımın bu noktada yaşadığım şokla pekişmesini anlamlı buluyorum..çünki konuşmanın bu aşamaya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikrim yok.işin ilginci daha sonrasında aynı kişi bana çeşitli vesilelerle "deli" oldugumu ima etmiştir.
diyelim ki deliyim, o yüzden Aycası, bu deli halimle senin gibi güzel bir insana üzerine basa basa , internet arkadaşlıklarının, özellikle türkiyede hiçbir manasının olmayacağını, insana fayda yerine, zaman ve enerji kaybı ve büyük ihtimalle zarar getireceğini hatırlatmak isterim.interneti bir kütü;phane gibi düşünmelisin. burası insanlarla kaynaşmak, arkadaşlık kurmak vs gibi işler için değil,özellikle türkler için bu mümkün değil.O yüzden burda iletişim özverini,enerjini harcama, yüzyüze gelip gülü;p eğlenebileceğin, hava almaya, sinemaya birlikte çıkabileceğin, elini sıkabileceğin, sarılabileceğin gerçek arkadaşların olsun, size balkonda oturmaya gelsinler :) bence bunu hak ediyorsun. interneti kaynak olarak kullan, iletişim aracı olarak değil. (ben hariç ;) )
şaka bir yana, daha erken yaşlardayken birisinin bana bu tavsiyeyi vermesini isterdim zira bu kuralı oturtana kadar yaşadığım en anlamsız tanışıklıkların internette olmuşmasına göz yumdum neredeyse. Ayrıca internette insanların birbirlerine şiddet uygulama ihtimalleri ciddi seviyelerde yüksek olabilir, bunu da aklından çıkarma. sadece kendi otokontrolleri ile başbaşalar. o yüzden kalkı;p birisine, herhangi bir sebeple "delisin", ""gerizekalısın", vs deme ihtimalleri yüksek. hep böyle olur demiyorum, ama bu ihtimal yüksek diyorum.
görerek anlayan bir insana dokunma ve görme duyusunu aynı anda yaşayan bir başka insan bir tarif yapmaya kalkarsa, sadece dokunma duyusunu bilen kimse diğerine "deli" der ;)
hadi bunu da geçtim. aycası, deli olmakta hiçbir sakınca yoktur. önemli olan diğer insanlara zarar verme hevesinde bulunmamaktadır ve bir "gerizekalı" bile bir insana zarar vermenin nerde başlayı;p nerde bittiğini bilir. Kendine güven.
~norparm:iconnorparm: Jul 1, 2008, 11:07:00 AM
teşekkür ederim dolu dolu yazdığın için, ben de seviniyorum seni tanıdığıma:)
bi süre tembel ve aptal olma hakkımı kullanmak istiyorum,devam edeceğim kaldığı yerden :) :flirty: sakın ortadan kaybolma yine
=u-woman:iconu-woman: Jun 30, 2008, 11:16:55 AM
That's very kind of you to say, thank you so much. :hug:
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 30, 2008, 11:15:39 AM
Thanks to you, you have a beautiful style. :)
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 27, 2008, 6:54:57 AM
çok güzel düşünüyorsun :) seni tanıdığıma seviniyorum. bu kısımda söylediklerinle ilgili daha daha düşünmek istiyorum. bu çok zevkli oluyor :) teşekkürler.
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 27, 2008, 4:18:46 AM
"şiddet yapıcı bir amaçlaysa ve şiddete alışmak etkiyi ve karşılığında vereceğin tepkiyi azaltmak sonucuna götürecekse bu öğretici de olabilir ama farkında olmayarak refleksif ve karşılığında tekrar bir şiddet sonucuna götürecekse o zaman şiddete maruz kalan kişi bunun üstesinden gelemeyebilirdi ve durum kontrolden çıkabilirdi. "

bu bölümü tekrar tırnak içine alı;p imla hatası yapmaya özen gösterek hızlıca tekrar bi bakmak istiyorum.
tamam baktım. hiç de imla hatası yapmadım ;)
şey evet, tekrar etmek zorundayım ki şiddete alışmak, onu kanıksamak, yok saymak iyi fikir değil. ve hala "yapıcı şiddet" diye bir tanımın mümkün olmayacağını düşünüyorum. yapıcı şiddet benzeri haller şiddete uğramış kişilerin kötünün iyisine dünüşme/dönüştürme çabalarıdır. Bunu dürüstçe söylemem lazım.
şiddete alışmak, şiddeti kanıksamak, yokmuş gibi yapmak iyi seçimler olmayacağı gibi, bizzat şiddet kaynağı kişiyi (özellikle tek tanımı bu olmak üzereyken)umursamamak da gayet kötü bir seçim. bence bunun neden kötü bir seçim olacağını şu 800 tane şiiri,mein kampf ve das kapitali ezbere bilen,ilgili yazılan her tur yorumu, eleştiri ve meali de okuyup anlayan okuduklarının büyük kısmını analiz edebilecek kabiliyette oldugunu düşünen ve bu konularda konuşmalar, yazılar yayınlayan o kimseye soralım ;)
bir insanı gözden çıkarmak kararını almakla, bir toplumu ve dunyayı gözden çıkarma kararını alabilmek arasında hiçbir fark yoktur. Pratikte kimsenin böyle bir karar almaya hakkı yok. Burda düşünmemiz gereken şey şu: en az sen de gözden çıkaralamayacak, toplumlar, dünya ve o insan kadar değerlisin, diğerlerini gözden çıkaramazken kendini de mahvedemezsin.. ve eğer senin çıkarlarınla diğer insanın çıkarları çelişir görünüyorsa, bir yerde birisi, sen veya o hatalı bir fikirden muzdariptir. bu çatışmaları yaşamamızın sebep ve amacı o hatalı fikri bulabilmek. Bu yüzden bu tür meseleler oluştugunda kaçmamak, korkmamak, olayın üstüne gitmek önemlidir. Hatalı fikrin nerde oldugunu bilmelisin, eğer kendini azıcık düşünebiliyorsa o da bilmeli, bilmeyi istemeli.
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 27, 2008, 1:57:44 AM
bir adam düşünelim.. bu adam 800 tane şiiri ezbere okuyabilecek durumda olsun.. dur hattaaa.. mein kampf ve das kapitali de hatta.. hatta bu son iki kitapla ilgili yazılan her tur yorumu, eleştiri ve meali de okuyup anladığını ve aynı insnaın bunların büyük kısmını analiz edebilecek kabiliyette oldugunu düşünebilim...bu konuda seminerler versin dunya çapında..evett. Ben diyorum ki.. Bu adam, her koşulda, dönü;p " peki ben bunu NEDEN yapıyorum?" sorusunu cevaplamayadığı sürece, ölüdür. yaşamamıştır, bu hali ile varlığı hiçbir şey ifade etmiyordur. o dört duvar arasında neden durdugunu bulmak zorundasın, sana deli diyen birisini neden sevdiğini bulmak zorundasın, hatta ton balıklı salatayı yerken mutluluğun önce nerden başladığını, neden başladığını sorgulayabilecek dinçlikte olmalısın. bence bunların hepsini yapabilirisin. dürüstce eklemem gerekirse, insanlara ilk baktığımda onları gayet "büyük" görüyorum. Bu benim algımda bir "kırılma mı yoksa gerçekten öyleler mi onu da hala tam bilemiyorum ama :D
açıklanabilir seçim yapma arzusu bir bağımlılıktır.:) misal, tüm açıklamalarımın sonunun nereye varacağını görmek için yaşıyorum ben. evett..meraktan, kısacası..:) bu merak önlenemez ve dayanılmaz bir coşkunun da kaynağı benim için sıklıkla. Bence bu tuhaf coşkuyu herkes yaşamalı.
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 27, 2008, 1:11:52 AM
Korkusuz olmak şu demek :4 duvar arasında durmana sebep olan şey ne ise onunla yüzleşmen demek, dışarı çıkman demek, kendi hayat teorini test etmen, hayatını yaşaman demek. sana garanti veriyorum, yaşarken ve düşürken, açıklanbilir seçim yapma arzusunu ve dürüstlüğü ihmal etmediğin sürece gerçek anlamda zarar görmen imkansız. imkansız.
ha yeterince korkusuz olursun belki ölebilirisin evet,kabul.. ama gerçek anlamda bir zarar görmeyeceksin ;)
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 27, 2008, 12:59:48 AM
""Bazı insanların hayatlarında "level atlatan" insanlar ve ilişkiler, diğer insanların hayatlarında oldugundan daha sıklıkla oluşur. Ama hayatın birinci amacı level atlamak değil, keyifli yaşamak ve yaşatmaktır. Peki amaç bu ise en ideal durum nedir? level atlarken, keyifli yaşayı;p, keyifli yaşatabilmek? evett...""

şimdi bunları böyle anlatıyorum da..zamanım az, az da beceriksizim.. mesela burda durup tek tek keyif nedir, mutluluk nedir hepsinine bakmak lazım. daha önceden konuştuğumuz "açıklanabilir seçim yapma arzusu" vardı ya..hah! işte ordan devam etmek lazım kavramları yerine oturturtabilmek için . açıklanabilir seçim yapma arzusu ile devam etmekte inatçi olabilen kimseler için İdeal mutluluk, ideal keyif diye bir takım haller var. açıklanabilir seçim yapma arzusu ile ilerlediğin sürece bu haller sürekli kendilerini seninle birlikte daha ideale doğru upgrade ediyorlar. O yüzden keyifli yaşamaya çalışırken, her seçimine "neden?" diye sorup, dürüstce cevaplamak konusunda ısrarlı davranırken,sevgiye ters düşmen veya şiddete olur demen, şiddetle yaşaman veya şiddet yaşatman aynı anda mümkün olmuyor, olmayacak. Zihinsel özürlü birisine bakı;p bununla dalga geçerek, insaların fiziksel görüntülerini tiye alarak eğlenerek bir "keyif" haline ulaşamaz duruma geliyorsun. Ama bu "keyif" alanlarının zamanla daraldığı anlamına gelmiyor. tam tersi:) bilmiyorum anlatabiliyor muyum? ayrıca bazı insanların hayatılarında level atlatan insan veya kişilerin diğerlerine göre "sıklıkla" oluşuyor olması bir farkındalık halidir. Yoksa herkes aynı-benzer level sonlarına, aynı oyun bitişlerine gelir. fakat bazıları nerde durdugunu bilir, bazıları bilmez.bazıları nerde durdugunu önemsemez, bazıları önemser..;) Bak..dürüst olmam gerekirse bence sen kolaylıkla ve daha fazla "büyüyebilecek" bir insansın Ayça . Favelerine bakıyorum, konuşmanı duyuyorum, az yorgunsun,havalar sıcak, perişanız :) ve evet biraz detaycısın ama gayet "büyüksün". O yüzden şimdi şimdi korkusuz olmayı denemelisin hayatında. Bu başlarda biraz hasar verir, baya bi yorar ama korkusuz olmayı denemezsen hep aynı sınırlara mahkum olursun. bu tür sınırları hak etmeyeceğini görüyorum.
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 26, 2008, 11:40:50 PM
Aslında kung fu nun en önemli kısmı iyi bir nefesle başlıyor. hiç nefes egzersizi denedin mi? pek çok farklı nefes alma şekli var. mesela cogumuz gunde 1,5 litre su içmeliyiz kuralını biliyoruz ama iyi nefes almayı öğrenmeliyiz kuralını bilmiyoruz. tama vucudumuzun %70 i su ve öenmli bir ihtiyac su içmek, 3 gün su içmezsek ölürüz ama nefes almadan 2 dakika bile dayanamıoyurz..e, demek ki nefes cok cok daha önemli. kung fu cular hariç kimse bundan bahstmiyor. kun fucu :lol: :flirty:
bence insan zihinsel problemlerinin %80ini iyi nefes, iyi su ve iyi uyku ile çözebilir.
"kungfu öğrenmeyi gerektirmeyecek şekilde kendimi 4 duvar arasına konumlandırdım " bu konuda biraz daha konuşmanı isterim. bu senin gönüllü seçimin mi yoksa herhangi bir tehdit altında oldugun için zorunlu olarak mı seçtin mesela?
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 26, 2008, 11:25:43 PM
ilk cümlende, sanırım benim de sıklıkla yaptığım gibi, yannışlıkla bazı kelimeleri silmişsin. hmm..bu iş gittikce garipleşiyor. insanlar birbirlerine ne cok benziyor..ya da biz benziyoruz, bilemedim şimdi. :lol: şaşkınım az.
hm hm hm "sevdiğin biri" sana "deli oldugunu" mu söylüyor? hmm

"Akıllı" bir arkadaş olsam, normal koşullarda derhal sana "böyle sevgi mevgi olmaz, derhal o insandan uzaklaş, Aycacım!" derim.
Ama o kadar "akıllı" değilim hakkatten :D
Bazı insanların hayatlarında "level atlatan" insanlar ve ilişkiler, diğer insanların hayatlarında oldugundan daha sıklıkla oluşur. Ama hayatın birinci amacı level atlamak değil, keyifli yaşamak ve yaşatmaktır. Peki amaç bu ise en ideal durum nedir? level atlarken, keyifli yaşayı;p, keyifli yaşatabilmek? evett...
Bence bu ilişkinde "keyif-mutluluk-huzur" sınırını ne kadar aştığına bi bakmanda fayda var. illa level atlamak uğruna bu sınırı bağdata kadar zorlamanın manası yok. şiddet-sevgi gibi asla ideal anlamda bir araya gelmemesi gereken bir karmaşayı çözmek isteyen insan için daha pek çok fırsat oluşacaktır hayatında, cunki maalesef hayatlarımız ideal değil. bu oalyın senin atrafındaki görüntüsü bir de o sevdiğin insan var tabii..
onu asla geride bırakma, ulaşılabilir ol, ihtiyacı oldugunda yardımını esirgeme, cunki sevgi bunu gerektirir ama ideal bir sevginin, keyifli bir hayatın da "sen gaysin", "sen pis bir zencisin""sen sakatsın", "sen delisin, gerizekalısın" "çirkin bir suratın var" gibi yaklaşımlarla insanalra ve kendine engeller uyduran kimselerle yaşanmayacağının da ayırdında ol. kimseyi olmak istediğindne daha iyi ve daha mutlu yapamazsın. onun için ölme, onun için yaşa.
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 26, 2008, 11:07:55 PM
evet, commentlerin benim message bildirim sayfama düşmüyor. aslında bu sana özgü değil, profil sayfama yazılan hiçbir mesaj, mesaj bildirim sayfama düşmüyor, dolayısıyla commentlerine cok zor ulaşıyorum. tam olarak şöyle yapıyorum: senin activitylerine gidiyorum ordan benim profilime yazdığın mesajları bulup öyle reply ediyorum. başka kolay bir yolunu bulamadım.
devianart profil sayfamızda "webcam" diye bir yer var hani? :lol:hah işte oraya çılgın webcam videolarımı atacaktım ama beceremedim. galiba video formatı ile ilgili bir şey. araştırıcam,yaıştırmalıyım videolarımı cunki çok komik oldularr! :excited:
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 26, 2008, 10:56:47 PM
" şiddet yapıcı bir amaçlaysa ve şiddete alışmak etkiyi ve karşılığında vereceğin tepkiyi azaltmak sonucuna götürecekse bu öğretici de olabilir "

şiddete alışmaktan kastın, varken yok saymak, görmüyormuş gibi yapmak gibi bir durum ise iyi fikirler değil. en başta bu bir yalan olur, dürüslüğe aykırıdır. Şiddeti hissettiğin yerde yokmuş gibi yapmaya başlarsan bir kendin için "gerçek dışılık" yaşamaya başlarsın. Bunun şiddete şiddetle karşılık vermekten daha vahim sonuçları olur. Neyse o. Şiddet ortamına itildiğini düşündüğün anda bunu derhal ifade edeceksin. karşındakine, yakınlarına, kendine. bunu yok sayarak işe başlamak karşındakinni ve kendinin ipini oracıkta çekmek olur. cunki dediğim gibi bu en önce bir tür yalan olur.

diğer bir acı durum da "yapıcı şiddet" diye bir şeyin aslında olmadığıdır.. bizim algıladığımız yapıcı şiddet benzeri haller, şiddete uğramış insanın kontrollü geri tepki iletme çabasıdır. cunki şiddet etkisi bir kez ortaya çıktı mı onu kontrol etmek ciddi sorun. benim gibi novice aşamasındaki kimselere ve dolayısıyla kendime maruz kaldığı şiddeti düşünce seviyesinde elimine edemediğinde "yapıcı şiddet" olarak geri yansıtmasını tavsiye ediyorum. cunki dediğim gibi yok saymak bir opsiyon bile olamaz.
bunu örneklersek şu şekil: öfkelenip masasındaki telefonu duvara fırlatan ve herkesi şok eden insana karşı ve rağmen orda öylece oturmanın normal oldugunu kanıksamaya çalışmaktansa (evet bunu iş hayatında tecrübe ettim ) hemen ayağa kalkı;p "hey ne oluyor!" diye yüksek sesle sormak. cunki aslında butun metabolizmanın, aklının, beyninin, bedenin bu tür bir çıkışa ihtiyacı vardır. Bu diğer insanı da bir parça kendine getirir. "evet, ne oluyor bana ya? diye sormaya başlayabilir.sorsa iyi olur yani. ama dediğim gibi adamın sonraki hamlede ne yapacağını kestiremezsin. ya da herşey yolunda gitmezse etraftakilerin yardıma gelip gelmeyeceğini..sen ne yapmalısın hep buna bakmalısın. Marcus aurelius un sevdiğim bir sözü var, şöyle diyor : önemli olan çoğunlugun tarafında olmak değildir, deli olmayanların (gerçek dışı yaşamayanların) tarafında olmaktır. :)
~norparm:iconnorparm: Jun 26, 2008, 3:56:50 PM
ama asıl konu bu değil. . bir de mesajlar senin tarafa düşmüyor sanırım.(webcame ne oldu?)
~norparm:iconnorparm: Jun 26, 2008, 3:21:11 PM
konunun direkt benle ilgili olan kısmı asosyel hasta şeyle uğraşacağım yoku bana söyleyerek öteleyen sevdiğim biri. ama onun öncesinde durum şu ki böyle ötelemelere gelmek istemediğim için güvenmeyip burda kalmakta direten benim.onun öncesi de var asıl problem orda. ben kungfu bilmem .kungfu öğrenmeyi gerektirmeyecek şekilde kendimi 4 duvar arasına konumlandırdım ya da hayat beni buraya koydu, ikisi de oldu. maorilerle morioriler var. maoriler savaçcı, morioriler barışcı paylaşımcı.maoriler karlılık hesabından savascı ve tecrübeli . morioriler sonrayı kestiremediklerinden çaresiz. sonuc olarak maori kendini savunmasız bırakan morioriyi yer. kungfu öğrenmek gerekiyor caresi yok.
~norparm:iconnorparm: Jun 26, 2008, 3:06:02 PM
birarada kalma ve etkiyi yoketme gerekliliğinden bu empati ve mümkün tabi. şiddet yapıcı bir amaçlaysa ve şiddete alışmak etkiyi ve karşılığında vereceğin tepkiyi azaltmak sonucuna götürecekse bu öğretici de olabilir ama farkında olmayarak refleksif ve karşılığında tekrar bir şiddet sonucuna götürecekse o zaman şiddete maruz kalan kişi bunun üstesinden gelemeyebilirdi ve durum kontrolden çıkabilirdi. kızgınım ve acı cekiyorum üstelik bu yüzden kafam da yeterince iyi çalışmıyor (gecikmeler ondan) ama inatcıyım çalışkanım ve anlıyorum be :)
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 26, 2008, 2:30:37 PM
ay aksi..webcam i olduramadım. video dosyası iliştirmedim daha önce hiç webcam linkine..bir sebepten olmuyor :confused:
Yo hayır saçmaladıgını dusunmuyorum. Bunu kimse için dusunmem kolay kolay. bazı iyi sebeplerim var böyle dünmek için :) ama konuyu dağıtmam istemem. sadece biraz daha detay vermen lazım ne diyebilecegime bakabilmem için..şiddte uğramayan bir insan bulman cok zor ama şiddetle doğru şekilde başetmeyi öğrenmiş insan gerçekten az. kimse kendinde böyle bir sorumluluk görmüyor genelde..verebiliyorsa aynen karşılık veriyoremiyor da o şiddetin yansımasını kendi iç dünyasına vuruyor. ikisi de tehlikeli. kung fu bilir misin? bilmeliyiz :D ben biraz karate biliyorum.gecen gün kung fu hustle filmini izledim. cok hoş bir filim, bayılıyorum! en sevdiğim şey!
hayır esrarengiz konuşuyormuş gibi, beni huzursuz ediyormuşsun gibi düşünme. bu konuda detay verip veremeyeceğinden emin olana kadar rahat edeceğin şekilde yazmalısın bence.
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 26, 2008, 1:56:02 PM
ay yanlışlıkla bastım
.."nefretler" beslememen için gayret göstermeni öğütlemek isterim. yoksa işler cıkmaza girer. herkes için. bu ilk önlemden sonra secilebilecek pek cok devam yolu olabilir..ama bu kısım en zoru o yüzden burda biraz duralım..

ayrıca su da var ki..bu tur laflar "sen delisin" tarzı ısrarlı ve şaka ötesi duruşlar bir tür ciddi şiddet örneği. hatta en genel gecer şiddet türü denebilir bunlara..şiddetin farkında yaşamanın insan yuklediği en önemli sorumluluk "şiddete alışmamaktır". o yüzden bu tur yaklaşımları gösteren insanların şiddete allıştırılmış olduklarının farkında olmadıkları bilgisi ile dusunmek onlara karşı empati geliştirmende yardımcı olur. :)
şimdi webcami görmek ister misin? bugunki deililiklerimden ;):dance:
~ciyakkabi:iconciyakkabi: Jun 26, 2008, 1:49:34 PM
heyyy :lol: merhaba!! seni gördüğüme..yani duyduguma cok sevindim! genelde internet uzay boşluğu gibidir. herkes hızla birbirindne uzaklaşır ve cekim kutlesi fazlaca olan marsa doğru kayar gider :D izmir de sıcak mı? burası baya sıcak. cilginca işler yapıyorum sıcaktan :D webcam filan :D dediğim gibi internet iletişim için son yol olmalı. herşeyden önce burda teknik problemler cok fazla. mesela bu yazdıkların benim mesaj bildirim kutuma duşmemiş. logout iken görebildim, arayı;p bulmam biraz sürdü. en iyisi bundna sonra benim sayfada replysız bir yerden tekrar başlamak, daha kolay ulaşırız konuşmalarımıza. ayrıca dediğim gibi sesini duyduguma, yazını okuduguma sevindim. :D
Aycası işin ilginci yazında "Ben hasta veya deli değilim, olabilirim ama istemiyorum. O başkalarının kendi kişisel abartılı algısı." gibi bir bölüm kullanmış olman.. :) bu kimin fikri? kim söylüyor bunları sana?sana bir "sır" vereceğim şimdi..bu benim sadece internette duydugum bir laf. Evet bana da deli diyen insanlar var, bunu ciddi ciddi söyleyen kimseler var hatta. Bunun pek çok sebbei olabilir. Bu lafı sadece internette duymamın da pek cok sebebi olabilir ama bence bunlardan en önemlisi seni yabancılaştırma, iteleme, itekleme ve öteleme gayreti. Bu bir insana, ilişkide "değiştiremeyeceği " bir engel atfetmek gibi.."sen delisin" demek, "sen kürtsün", sen benimle aynı sosyal statude değilsin", "sen yahudisin" demek gibi bir şey. cunki bunu değiştiremezsin. bunu sana söyleyen de bunun bilinci veya bilincsiz kullanırken derinde böyle bir kaçış arıyor. Şu aşamada, sana bu tur değiştiremeyeceğin engeller atfetmeye gayret eden insanlar için benzer karşıt "nefretler"
~norparm:iconnorparm: Jun 26, 2008, 1:11:43 PM Mood: Joy
ben de kendimi timsahlara atmaya gidersem buraya son söz olarak şöyle bi not düşüyorum,
I think I will blossom :dance:

şaka bi yana hikaye Almadovar’ın Bad Education filminden konu yine insan ilişkileri ve şiddet.
Filmde geçen hikayede kadının yorumu filmle bağlantılı veya bağlantısız olarak düşünüldüğünde farklı anlamlara gelebilir ve kendi varlığından vazgecerek birşey anlatması bakımından beni de etkiledi. bu yaşadığı hayata karşı bir tepki veya reddediş olabilir de olmayabilir de. kadının yaptığı yaşamsal işlevler ve mteabolizmanın ölümle birlikte bir daha tekrarlanmamak üzere sona ereceğinin ama başka bir canlıda başka bir biçimde süreceği düşüncesiyle geçici biyolojik varlığına getirdiği bir yorum olarak düşünülebilir. hikaye filmde kullanıldığı yer itibariyle ise insan ilişkilerindeki sevgi ve şiddetin yerine dair sembolik bi anlatım olarak geçiyor .aslında filmi sadece ana hatlarıyla hatırlıyorum ama bu hikaye kafamda daha cok yer etmiş