If DA was possible, Anything is!
Journal Entry: Mon Jul 21, 2008, 6:42 AM
Whenever something awful happens in my life, soon after that I get to a point of explaining why it had to happen. This routine, in time, has given me the impression that everything has a reason and that all things lead to betterment as long as you do not give up. For example, when my mom had cancer, I thought it was the end of my life not hers. But the cancer all went away without a trace in a few years and my mom has become a more powerful and cheerful person, she could decide all about her life more courageously. She has truely begun to live.This was like both her life and mine starting over. I can give yet another small example.. most of you doesnt know that but before coming to DA, I have literally been BANNED from two different websites administred by Turks. One with no apparent reason, the other is because the administrators, I guess, were too busy to deal with the problems I somehow happen to have right after getting into their place. Then accidently, while reading arguements on my and a dozen of others' sudden disposal from one of those websites, I have found a link to this place. it felt like it was as if I had to come here and see how perfectly a website could be administred. I owe bunches of thanks to the team that made DA possible not only because they give me an opportunity to enjoy my time here but also because they showed me that it is possible.. It is possible to make places such as DA. I am thankful to them all, for preparing all the necessary technical tools to protect my privacy and rights just as well as others. I am thankful because they have provided me with a secure environment to become something else, try art, view loads of wonderful art and meet you all. I am thankful that they answered all my silly questions right away and with all respect and kindness. I am thankful because they showed me that goodness has no end no matter where I am coming from. So, I cant thank enough.
Last night, I had a dream. It was about a boy I thought I knew years ago. If there is one exception in my life where I couldnt still explain why a particular thing happened to me, it is this boy. His dark unexplainable dishonesty, his dreadful ghost -who recently doesnt like to be called Esteban- is invading my perceptions everytime and whenever some other guy happens to like me. It is so unexplained for 7 years, I begin to think perhaps I should volunteer to be the guinea pig of a lobotomy session to make this part of my life turn into something meaningful and usefull where there is still gonna be a hope towards betterment of experience eventually.
But well..on a second thought, I should perhaps hold on. After all, if DA was possible, anything is.
Thanks for all the inspiration folks.
A late Note: Hahahhahohahaha!it occured to me a moment ago..I think it will be fantastic if I ever am banned from DA, as well some time right after this journal.
- Mood:
dA Love
Devious Comments
--
dedi genc kiz ve kosarak uzaklasti.
rahat etmeni arzu ederim
iyilikten maraz doğar, aşırı tevazu kötüdür gibi laflar vardır ya..yalan, saçma. iyilikten asla maraz filan doğmaz. sadece o iyiliği yaparken ve sonrasında hala yeterince "iyi" olmadıgımızı gösterir..ya da tevazuda samimi olmadığımızı..
başından beri biliyorum da..ah şu benim konuşma tarzım, sürekli -meli-mali, budur şudur diyişim..bir de üstüne bu başından beri bildiğimi dersem..demeyecektim ama..dur bakalım.
sana eziyet eden, senin için zarar planlayan bir insanı "sevmek" durumu var ya..çok ciddi bir iş. neresinden ve ne sebeple başlamış olursan ol. pinokyoyu gerçek bir cocuk yapan, yaşayan bir "şeyi" insan yapabilen bir iş. Sonrasında bunu açıklayabileceğin sebeplerle seçiyorsan, elbette. Çok güzel bir yerde duruyorsun. Pek cok insan bu duruşa gelir, sonra umursamazlıktan , bitkinlikten, dikkatsizlikten hooppp ayağı kayıverir, daha da sonrası.. ucurumlar dibinde "güzel bir hayat", bilim, gelişme, siyaset, sanat ve edebiyat
şiddet ve erkek birbiri ile gayet uyumlu, biribirlerine karşı çekim gücü yüksek bir çifttir.
Ama sen benim bunu söylediğimi unut.
diyelim ki deliyim, o yüzden Aycası, bu deli halimle senin gibi güzel bir insana üzerine basa basa , internet arkadaşlıklarının, özellikle türkiyede hiçbir manasının olmayacağını, insana fayda yerine, zaman ve enerji kaybı ve büyük ihtimalle zarar getireceğini hatırlatmak isterim.interneti bir kütü
şaka bir yana, daha erken yaşlardayken birisinin bana bu tavsiyeyi vermesini isterdim zira bu kuralı oturtana kadar yaşadığım en anlamsız tanışıklıkların internette olmuşmasına göz yumdum neredeyse. Ayrıca internette insanların birbirlerine şiddet uygulama ihtimalleri ciddi seviyelerde yüksek olabilir, bunu da aklından çıkarma. sadece kendi otokontrolleri ile başbaşalar. o yüzden kalkı
görerek anlayan bir insana dokunma ve görme duyusunu aynı anda yaşayan bir başka insan bir tarif yapmaya kalkarsa, sadece dokunma duyusunu bilen kimse diğerine "deli" der
hadi bunu da geçtim. aycası, deli olmakta hiçbir sakınca yoktur. önemli olan diğer insanlara zarar verme hevesinde bulunmamaktadır ve bir "gerizekalı" bile bir insana zarar vermenin nerde başlayı
bi süre tembel ve aptal olma hakkımı kullanmak istiyorum,devam edeceğim kaldığı yerden
bu bölümü tekrar tırnak içine alı
tamam baktım. hiç de imla hatası yapmadım
şey evet, tekrar etmek zorundayım ki şiddete alışmak, onu kanıksamak, yok saymak iyi fikir değil. ve hala "yapıcı şiddet" diye bir tanımın mümkün olmayacağını düşünüyorum. yapıcı şiddet benzeri haller şiddete uğramış kişilerin kötünün iyisine dünüşme/dönüştürme çabalarıdır. Bunu dürüstçe söylemem lazım.
şiddete alışmak, şiddeti kanıksamak, yokmuş gibi yapmak iyi seçimler olmayacağı gibi, bizzat şiddet kaynağı kişiyi (özellikle tek tanımı bu olmak üzereyken)umursamamak da gayet kötü bir seçim. bence bunun neden kötü bir seçim olacağını şu 800 tane şiiri,mein kampf ve das kapitali ezbere bilen,ilgili yazılan her tur yorumu, eleştiri ve meali de okuyup anlayan okuduklarının büyük kısmını analiz edebilecek kabiliyette oldugunu düşünen ve bu konularda konuşmalar, yazılar yayınlayan o kimseye soralım
bir insanı gözden çıkarmak kararını almakla, bir toplumu ve dunyayı gözden çıkarma kararını alabilmek arasında hiçbir fark yoktur. Pratikte kimsenin böyle bir karar almaya hakkı yok. Burda düşünmemiz gereken şey şu: en az sen de gözden çıkaralamayacak, toplumlar, dünya ve o insan kadar değerlisin, diğerlerini gözden çıkaramazken kendini de mahvedemezsin.. ve eğer senin çıkarlarınla diğer insanın çıkarları çelişir görünüyorsa, bir yerde birisi, sen veya o hatalı bir fikirden muzdariptir. bu çatışmaları yaşamamızın sebep ve amacı o hatalı fikri bulabilmek. Bu yüzden bu tür meseleler oluştugunda kaçmamak, korkmamak, olayın üstüne gitmek önemlidir. Hatalı fikrin nerde oldugunu bilmelisin, eğer kendini azıcık düşünebiliyorsa o da bilmeli, bilmeyi istemeli.
açıklanabilir seçim yapma arzusu bir bağımlılıktır.
ha yeterince korkusuz olursun belki ölebilirisin evet,kabul.. ama gerçek anlamda bir zarar görmeyeceksin
şimdi bunları böyle anlatıyorum da..zamanım az, az da beceriksizim.. mesela burda durup tek tek keyif nedir, mutluluk nedir hepsinine bakmak lazım. daha önceden konuştuğumuz "açıklanabilir seçim yapma arzusu" vardı ya..hah! işte ordan devam etmek lazım kavramları yerine oturturtabilmek için . açıklanabilir seçim yapma arzusu ile devam etmekte inatçi olabilen kimseler için İdeal mutluluk, ideal keyif diye bir takım haller var. açıklanabilir seçim yapma arzusu ile ilerlediğin sürece bu haller sürekli kendilerini seninle birlikte daha ideale doğru upgrade ediyorlar. O yüzden keyifli yaşamaya çalışırken, her seçimine "neden?" diye sorup, dürüstce cevaplamak konusunda ısrarlı davranırken,sevgiye ters düşmen veya şiddete olur demen, şiddetle yaşaman veya şiddet yaşatman aynı anda mümkün olmuyor, olmayacak. Zihinsel özürlü birisine bakı
bence insan zihinsel problemlerinin %80ini iyi nefes, iyi su ve iyi uyku ile çözebilir.
"kungfu öğrenmeyi gerektirmeyecek şekilde kendimi 4 duvar arasına konumlandırdım " bu konuda biraz daha konuşmanı isterim. bu senin gönüllü seçimin mi yoksa herhangi bir tehdit altında oldugun için zorunlu olarak mı seçtin mesela?
hm hm hm "sevdiğin biri" sana "deli oldugunu" mu söylüyor? hmm
"Akıllı" bir arkadaş olsam, normal koşullarda derhal sana "böyle sevgi mevgi olmaz, derhal o insandan uzaklaş, Aycacım!" derim.
Ama o kadar "akıllı" değilim hakkatten
Bazı insanların hayatlarında "level atlatan" insanlar ve ilişkiler, diğer insanların hayatlarında oldugundan daha sıklıkla oluşur. Ama hayatın birinci amacı level atlamak değil, keyifli yaşamak ve yaşatmaktır. Peki amaç bu ise en ideal durum nedir? level atlarken, keyifli yaşayı
Bence bu ilişkinde "keyif-mutluluk-huzur" sınırını ne kadar aştığına bi bakmanda fayda var. illa level atlamak uğruna bu sınırı bağdata kadar zorlamanın manası yok. şiddet-sevgi gibi asla ideal anlamda bir araya gelmemesi gereken bir karmaşayı çözmek isteyen insan için daha pek çok fırsat oluşacaktır hayatında, cunki maalesef hayatlarımız ideal değil. bu oalyın senin atrafındaki görüntüsü bir de o sevdiğin insan var tabii..
onu asla geride bırakma, ulaşılabilir ol, ihtiyacı oldugunda yardımını esirgeme, cunki sevgi bunu gerektirir ama ideal bir sevginin, keyifli bir hayatın da "sen gaysin", "sen pis bir zencisin""sen sakatsın", "sen delisin, gerizekalısın" "çirkin bir suratın var" gibi yaklaşımlarla insanalra ve kendine engeller uyduran kimselerle yaşanmayacağının da ayırdında ol. kimseyi olmak istediğindne daha iyi ve daha mutlu yapamazsın. onun için ölme, onun için yaşa.
devianart profil sayfamızda "webcam" diye bir yer var hani?
şiddete alışmaktan kastın, varken yok saymak, görmüyormuş gibi yapmak gibi bir durum ise iyi fikirler değil. en başta bu bir yalan olur, dürüslüğe aykırıdır. Şiddeti hissettiğin yerde yokmuş gibi yapmaya başlarsan bir kendin için "gerçek dışılık" yaşamaya başlarsın. Bunun şiddete şiddetle karşılık vermekten daha vahim sonuçları olur. Neyse o. Şiddet ortamına itildiğini düşündüğün anda bunu derhal ifade edeceksin. karşındakine, yakınlarına, kendine. bunu yok sayarak işe başlamak karşındakinni ve kendinin ipini oracıkta çekmek olur. cunki dediğim gibi bu en önce bir tür yalan olur.
diğer bir acı durum da "yapıcı şiddet" diye bir şeyin aslında olmadığıdır.. bizim algıladığımız yapıcı şiddet benzeri haller, şiddete uğramış insanın kontrollü geri tepki iletme çabasıdır. cunki şiddet etkisi bir kez ortaya çıktı mı onu kontrol etmek ciddi sorun. benim gibi novice aşamasındaki kimselere ve dolayısıyla kendime maruz kaldığı şiddeti düşünce seviyesinde elimine edemediğinde "yapıcı şiddet" olarak geri yansıtmasını tavsiye ediyorum. cunki dediğim gibi yok saymak bir opsiyon bile olamaz.
bunu örneklersek şu şekil: öfkelenip masasındaki telefonu duvara fırlatan ve herkesi şok eden insana karşı ve rağmen orda öylece oturmanın normal oldugunu kanıksamaya çalışmaktansa (evet bunu iş hayatında tecrübe ettim ) hemen ayağa kalkı
Yo hayır saçmaladıgını dusunmuyorum. Bunu kimse için dusunmem kolay kolay. bazı iyi sebeplerim var böyle dünmek için
hayır esrarengiz konuşuyormuş gibi, beni huzursuz ediyormuşsun gibi düşünme. bu konuda detay verip veremeyeceğinden emin olana kadar rahat edeceğin şekilde yazmalısın bence.
.."nefretler" beslememen için gayret göstermeni öğütlemek isterim. yoksa işler cıkmaza girer. herkes için. bu ilk önlemden sonra secilebilecek pek cok devam yolu olabilir..ama bu kısım en zoru o yüzden burda biraz duralım..
ayrıca su da var ki..bu tur laflar "sen delisin" tarzı ısrarlı ve şaka ötesi duruşlar bir tür ciddi şiddet örneği. hatta en genel gecer şiddet türü denebilir bunlara..şiddetin farkında yaşamanın insan yuklediği en önemli sorumluluk "şiddete alışmamaktır". o yüzden bu tur yaklaşımları gösteren insanların şiddete allıştırılmış olduklarının farkında olmadıkları bilgisi ile dusunmek onlara karşı empati geliştirmende yardımcı olur.
şimdi webcami görmek ister misin? bugunki deililiklerimden
Aycası işin ilginci yazında "Ben hasta veya deli değilim, olabilirim ama istemiyorum. O başkalarının kendi kişisel abartılı algısı." gibi bir bölüm kullanmış olman..
I think I will blossom
şaka bi yana hikaye Almadovarın Bad Education filminden konu yine insan ilişkileri ve şiddet.
Filmde geçen hikayede kadının yorumu filmle bağlantılı veya bağlantısız olarak düşünüldüğünde farklı anlamlara gelebilir ve kendi varlığından vazgecerek birşey anlatması bakımından beni de etkiledi. bu yaşadığı hayata karşı bir tepki veya reddediş olabilir de olmayabilir de. kadının yaptığı yaşamsal işlevler ve mteabolizmanın ölümle birlikte bir daha tekrarlanmamak üzere sona ereceğinin ama başka bir canlıda başka bir biçimde süreceği düşüncesiyle geçici biyolojik varlığına getirdiği bir yorum olarak düşünülebilir. hikaye filmde kullanıldığı yer itibariyle ise insan ilişkilerindeki sevgi ve şiddetin yerine dair sembolik bi anlatım olarak geçiyor .aslında filmi sadece ana hatlarıyla hatırlıyorum ama bu hikaye kafamda daha cok yer etmiş
Previous Page12345... Next Page